GoPro Hero 5 hakkında bir kaç paragraf

Aslında bugun daha derin bir kaç paragraf yazmaya yeltenmiştim. 3-5 paragraf da yazmıştım hani. Sonra baktım ki kantarın topuzu kaçıyor, üstüme vazife olmayan ve yetkinliğimden emin olmadığım konulara doğru giriyorum, hepsini sildim ve gerçek hayattan, bildiğim bir konudan konuşmaya karar verdim. 

Aşağılarda bulabileceğiniz üzere GoPro Hero 4 Silver incelemesi yapmıştım. GoPro Hero 4’ü 1.5 seneye yakın kullandıktan sonra bir gün kapanıp açılmaması sonucunda servise gönderdim. Sıfırı ile değişti geldi ve sonrasında da onu elden çıkararak bir GoPro Hero 5 Black edition satın aldım. Aksiyon kamerası olarak kullanmıyor olsam da genelde, GoPro Hero 5 aslında sektördeki en iyi kameralardan biriydi ben aldığım dönemde. (Şu anda piyasada GoPro Hero 6 olması lazım yanılmıyorsam.)  Okumaya devam et “GoPro Hero 5 hakkında bir kaç paragraf”

GoPro Hero 4 Black Edition inceleme

Herkese merhabalar, aksiyon kameraları aslında çok uzun zamandır piyasada olmasına rağmen motosiklet sürmeye başlayana kadar benim pek ilgimi çekmemişlerdi. Hatta daha önce bir kaç kere neden insanın böyle bir cihaza ihtiyaç duyabileceğini bile kafamdan geçirmiştim. ‘Bir insan neden böyle bir cihaz için bu kadar para verir ki?’ sorusunu kendime baya sormuştum.

IMG_0011

Aksiyon kameralarıyla ilgili piyasada ciddi bir kavga olsa da, bu işi en iyi yapan iki marka var. Biri GoPro diğer ise Sony. Sony’nin video kameralarla ilgili tecrübesi tartışılmaz. Taşınabilir video kameralar, el kameraları hatta onlarla ilgili kayıt araçları (cd-dvd-minicd’ler vb.) piyasasında çok ciddi söz sahibi bir firma Sony. Handycam’lerden bu yana devam eden bu gelenek aksiyon kamerlarında da bozulmuş değil. Hala Sony çok kaliteli aksiyon kameraları üretiyor ve pazarlıyor.

Okumaya devam et “GoPro Hero 4 Black Edition inceleme”

Harman/Kardon Esquire Mini

Bluetooth hoparlorler son donemin populer cihazlari… Akilli telefonlarin cikmasi, hemen sonrasinda bu telefonlarin MP3 calarlar ile entregre bir hale burunmesi beraberinde dinlenilen bu muziklerin kulakliklar disinda da paylasilabilmesi gerekliligini dogurdu… Nitekim ilk once devasa boyutlarda dock olarak tabir ettigimiz cihazlar cikti, ilk alinan docklar o kadar hizli elden cikarilmak zorunda kalindi ki, ne oldugunu anlayamadik. Zira telefonlarin girisleri degistigi anda, o docklar ise yaramaz hale geldi… Ve simdi de bluetooth hoparlorler ile hasir nesir oluyoruz.

Bu yazida harman / kardon Esquire mini modeli hakkinda bazi fikirlerimi paylasmak istedim, satir baslari olarak. Oncelikle adindan da anlasilacagi uzere mini, portatif bir modelden bahsediyoruz.

DSC_0466Boyutundan beklenmeyecek kadar basarili bir performans gostermekle beraber, guclu ve zayif oldugunu dusundugum yanlarini bir kac baslikta soyle ozetlemek mumkun:

Okumaya devam et “Harman/Kardon Esquire Mini”

Bir oyuncunun en zor kararı!

Bilgisayar ya da konsol üzerinde oyun oynamanın aslında yaş ile doğru orantılı bir ilişkisi olduğu düşünülür. Lakin genelde bunun yaş ile hiçbir alakası yoktur. Oyunları seven bir insan hayatının her döneminde durumu ve zamanı el verdikçe oyunlarla içli dışlı olur.

Benim oyunlarla ilk tanışıklığım bilgisayarlar ile oldu. Playstation ve benzeri konsollar bizim evimizde kendine hiç yer bulamadı ve dolayısı ile konsol camiasına ancak PS2 ile girebildim. Dönemin şartları gereği zaten piyasadaki oyunlar kısıtlıydı. İnternet çok yaygın olmadığı için genelde tek kişilik oyunlar oynanıyordu. Bu bahsettiğim durum tabiki sadece “ev” ortamı için geçerliydi. Yoksa benimle akran olan herkes şu aşağıdaki görüntüye çok aşinadır. Internet kafelere gidip de Half Life oynamamış olan bizden değildir. Half Life piyasaya ilk çıktığında elbette ki evinde internet bağlantısı olan ve “gelişmiş” sanane.com sunucularında bir kaç el “crossfire” çevirmiş arkadaşlarımız da vardır.  Okumaya devam et “Bir oyuncunun en zor kararı!”

Araç içi ses sistemi macerası

Kendim için niyetlenerek aldığım aracı onun daha çok ihtiyacı olduğu için babama verdikten ve eşime de yakın zamanda bir araç satın aldığımdan ötürü, şimdilerde Fiat Fiorino kullanıyorum günlük olarak. Genel anlamda memnunum, işini yapıyor ve beni ev ile iş arasında sorunsuz şekilde taşıyor. Ancak kullanımdan kaynaklanan sebeplerle ne yazık ki kendi CD çaları çalışmıyordu ve tahmin edebileceğiniz gibi ne bir AUX ne de USB bağlantısı vardı.

İlk satın aldığımda da OY ile konuşmuştuk (o dönemde onun da kendi aracı için bir ses sistemi düşüncesi vardı) ancak direksiyon üzerindeki ses sistemi kumandalarını kullanım dışı bırakmak zorunda kalacağımız ve açıkçası her ne kadar ses sistemini geliştirmek istesek de aracımızın, bunu aracın fonksiyonelliğini bozarak yapmak istemediğimiz için vazgeçmiştik ve tozlu raflara kaldırmıştık bu projeyi. Okumaya devam et “Araç içi ses sistemi macerası”

Logitech G710+ mekanik klavye

Yeni yıl hediyesi olarak bir tane Logitech G710+ mekanik klavye hediyesi aldım. Uzun zamandır mekanik bir klavye satın almayı düşünüyordum ancak bir türlü karar veremiyordum. Razer Blackwidow mu yoksa Logitech G710+ arasında kalmıştım. Aslında Logitech pek çok ürününü kullandığım ve genel anlamda memnun olduğum bir markadır. Ancak Razer’ın Türkiye pazarına girmesiyle beraber, özellikle oyuncu ekipmanları / aksesuarları pazarında kan kaybetmeye başladığını düşünüyorum. Çünkü Razer her ne kadar fiyat olarak daha yüksek olsa da, performans olarak da daha başarılı diye düşünüyorum.

Giriş kısmından sonra, sanıyorum ki merak edilen ve bu siteyi ziyaret etme amacınız olan G710+’u anlatmaya başlayabilirim. İlk olarak bir fotoğraf ile başlamak isterim.

Okumaya devam et “Logitech G710+ mekanik klavye”