Ve Bitti

2004 yılından beri tam anlamıyla bağımlı olduğum bir gruptan bahsedeceğim size. Kim diye sorarsam beni tanıyanlar mutlaka bilirler. Tabi ki Fieber’ den bahsediyorum.

Gerçi artık dağıldı gibi bir durumla yüz yüze de olsa demo ve Myspace sayfalarında düzenli olarak takip ediyorum. Zaten bir değişiklik olduğu zaman gruptan belli kişilerin ilk haber verdiği kişilerden biriyim desem egomu tavam tavsam yeridir.Kim bular peki?!?!? Okumaya devam et “Ve Bitti”

Buddha Bar III

xmiwz4 Bu aralar lounge tarzı müzige sarmış durumdayım. Normalde her tarz müzik dinliyen biriyim. Yani müzik ayırmam bazıları gibi ve o an beni mutlu eden, hoşuma giden müzik neyse onu dinlerim. Ama son zamanlarda biraz daha lounge merakım başladı ve etrafımdaki kişilerden değişik tavsiyeler alıyorum. İçine girdikçe o kadar çeşit oldugunu gördümki kafam karışmaya başladı. Çünkü lounge diyince tek bi tarz değil. Kendi içinde acayip bölünüyor, mesela örnek vermek gerekirse bar lounge, ambient lounge, erotic lounge, beach lounge, sunset lounge, late night lounge, jazz lounge gibi ve böyle gidiyor. Bu arada bende bu çeşitlilikte kendime en yakın olanı bulmaya çalışıyorum. Ama sonunda aradıgım tarzı buldum. Okumaya devam et “Buddha Bar III”

Aynı Tonlar Arasında, Eşsiz Bir Renk Olsa Bir An…

grenx

Alternatif müzik dinleyen kitle Tool, A Perfect Circle, Dregd’ i mutlaka bilirler ve deha olarak kabul ederler ki  nitekimde  öyle. Yıllardır aynı standartlarda müzik yapabilen başka bir grup daha çıkmamıştı. Herhangi bir parçası çaldığında büyük bir hayranlıkla dinler, Türkiye’ye gelmeseler de bir şekilde konser dvdlerini bulup izlerdik. Hatta 2 sene öncesinin Eylül ayında hangimiz Tool konserinde kendinden geçmedi, gördüğümüze, duyduğumuza ve orda olduğumuza bile inanmak istemedik. (Tool’ un Türkiye’ye gelmesi için yıllarca beklemiş ama o gün problemler yüzünden konsere gidememiştim). Neyse tüm yazı boyunca onları övecek değilim, çünkü bizimde artık aynı standartlarda bir grubumuz var. Yok artık dediğinizi duyar gibi oldum, hayır şaka da yapmıyorum. Kimden mi bahsediyorum? Okumaya devam et “Aynı Tonlar Arasında, Eşsiz Bir Renk Olsa Bir An…”

Canın Seven Kaçsın

Onu ilk bir dergideki röportajda, “âşık mısınız?” sorusuna verdiği “zaman zaman, bazen de kafam başka yerlerde!’’ cevabı ile tanıdım ve aklıma kazındı… Galiba kendimden de bir parça bulmuştum onda.  Aslen Boğaziçi mezunu olup İngilizce öğretmenliği yerine kafasın dikine giden hayatı istediği gibi yaşayan, yazdığı ve söylediği her şey anlam taşıyan, sahnede süper, sarhoşken çok komik, şuh ve güzel gülüşlü birinden bahsediyorum… Okumaya devam et “Canın Seven Kaçsın”

Kendin Coş

dejavu2Küçüklüğünde Cem Karaca Moğollar vb. dinleyen biri olarak 2000li yıllarda neredeyse hiç Anadolu punk/rock – ska tarzı müzik yapan bir gruba denk gelmedim. Diyordum ki 2004 yılının bahar aylarında İstiklal caddesinde bir müzik mağazasından gelen tanıdık bir ses üzerine bunu daha öncede duymuştum diyerek mağazaya girdim, çalanın kim olduğunu öğrenmemle tüm o eski fikirlerim değişti. Bağlama, gitar, basgitar, davulun uzun zamandır bu kadar eğlenceli tam anlamıyla gaz çalındığını yıllardır duymamıştım. Ankara’dan kötü grup çıkmaz tezinin bir diğer kanıtı. Evet, onlar 2004Roxy  Müzik Günleri’nin birincisi Deja Vu. Okumaya devam et “Kendin Coş”