Roma

Aradan bir ay kadar bir zaman gecti biliyorum, bugün firsatini bulmusken sizlere kisaca roma ve roma tatilimizden bahsetmek istiyorum. Roma gercekten tek bir tasi bile yeni olmayan cok tarihi ve güzel bir sehir. Biz 18-25 Agustos arasi ordaydik, ama kesinlikle tavsiye etmiyorum! Cünkü hava 35-40 derece arasi iken, o sicak ve nemli hava da gezmek nerdeyse imkansiz oluyor. En güzel tarihler nisan/mayis – eylül/ekim diye düsünüyorum. Agustos’ta gitmenin tek avantajli tarafi var oda iste Italyanlarin tatili. Roma bombos oluyor. Aslinda 1 hafta Roma icin cok fazla. Ama sicaklardan dolayi biz yavas yavas anca bir haftada tamamladik gezimizi. 4 gün yeterli bence Roma’ya. Zaten tarihi mekanlarin hepsi yürüme mesafesinde. Yürüyerek rahatca her yeri görebiliyorsunuz. Okumaya devam et “Roma”

Kis Bahcesi

Uzun zamandir beni böyle etkileyen bir kitap okumamistim. Hatta kitap okurken agladigimi hic hatirlamiyorum. Rus asilli bir kadinin hayatini konu aliyor. Yazarin anlatimi ve sürükleyiciligi beni icine alip götürdü. 512 sayfalik bir kitap. Yazari Kristin Hannah. Ben ilk defa bu yazardan bir kitap okudum ve dedigim gibi yazimi cok güzel ve kopamiyorsun kitaptan. Anne-kiz iliskilerini konu alan bu kitap bence özellikle bayanlari cok icine alacak türden bi eser. Bir kadinin hayati, onca yasanmis zorluklara ragmen hayatin devam etmesi. Iyi ya da kötü onca seye ragmen hala hayatta bir umudun oldugunu ve hic bir zaman yasam sevincinin bitip tükenmemesi gerektigini anlatiyor aslinda kitap. Anne ve kizlariyla bunu öyle güzel ele almis ki.. Hala kitabin icine yasiyor gibiyim. Bitirdigim aksam zaten evde kendimden gecmis bi sekilde bos bos sadece kitabin düsüncesiyle dolastim. Bir aile eger gercekten kim oldugunu biliyorsa cocuklarda anca o zaman buluyor dogru yollarini. Ailesini tanimasiyla basliyor her sey. Kizlar icin de özellikle annelerini tanimak bilmek ve neler hissettigini anlamak gelecegini kurmak acisindan cok önemli. Annelerinin gizemli gecmisiyle tanismak kolay olmadi onlar icin de ama öyle güclü bir annenin kizlari olmak onlara kendi hayat yollarini buldurdu. Cok fazla anlatmak istemiyorum bence okuyup özellikle son sayfalara dogru yaniniza mendilinizi almanizi tavsiye ederim :) Annenin hikayelerinin altinda yatan gercegi ögrendiginiz de ise zaten gözyaslari sel olup akacak.. Simdiden keyifli okumalar ;-)

PS: Kiddo okumadiysan özellikle sana da siddetle tavsiye ediyorum ;)

Istanbul’da Ne Yapmalı?

Bildiginiz üzere artik Istanbul’da yasamiyorum :/ en sonda 4 ay önce yilbasi icin 5 günlügüne gelmistim oda tahmin edersinizki cabucak bitti gitti. Nerdeyse 2 sene olacak Istanbul’dan gideli. Zaman cok cabuk geciyor. Gerci buraya da artik cok alistim ama yine de Istanbul’un yerini hic bisey tutmuyor. cok yoruyor ama arada sirada ugradim mi muhtesem geliyor :)

Basliktan da anlasildigi gibi tavsiyelerinize ihtiyacim var. Aslinda ara sira istanbul’a geldim ama yine de cok fazla vakit bulamiyor insan biseyler yapmak icin. Yemek icin nereleri tavsiye edersiniz, gece disari cikmak icin nereler su sira tercih ediliyor. Ca güzel bloglar takip ediyor sanirim onun baya vardir benim icin tavsiyesi :) Klasik her zamanki gibi cadde – palladium arasi gidip gelmek istemiyorum bu sefer :) belki daha programli gelirsem yapabilcek daha cok sey olur.

Degisik ilginc tavsiyeleriniz varsa bekliyorum efendim :)

Türkan…

İsminden de anlaşılabileceği üzere sizlere bugün ‘ Türkan’ filminden bahsetmek istiyorum. Cüzzamla savaş ve eğitim konusunda sadece ülkemizde değil, tüm dünyada örnek alınacak girişimlere imza atmış Türkan Saylan’ın yaşamını beyazperdeye aktaran film, Türkan Saylan’ın ikinci ölüm yıldönümü olan 19 Mayıs 2011’de vizyona girdi. Dün filmi izlemeye gittim ve eleştirmenlerin aceleye gelmiş düşüncesinin aksine, ben kendi adıma çok beğendim. Çünkü bu filme sıradan bir film gözüyle bakmak bana göre yanlış olur.

Film aslında Türkan dizisinin sonu gibi düşünülerek, farklı karakterlerle beyaz perdeye aktarılmış. Merhum Türkan Saylan’ın (Rüçhan Çalışkur) evine Ergenekon soruşturması çerçevesinde baskın yapılan malum günün sabahında Meme si les taux de redistributions sont bien meilleurs sur un machines a sous gratuit en ligne par rapport a un machines a sous gratuit terrestre, il convient d’etre mefiant sur certains points afin d’eviter certaines arnaques sur un machines a sous gratuit en ligne. başlayıp, Saylan’ın kurucusu olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin özel gecesinde son buluyor. Arada geçen birkaç haftalık süreçte Saylan’ın hastalığının ileri evreleri, çocuklarıyla ( Çağlayan: Tardu Flordun, Çınar: Ragıp Savaş) aile yaşantısı verilirken, zorla evlendirilmek yerine okumak isteyen köylü bir kızın öyküsüyle dgfev online casino de paralellik kurulmaya çalışılıyor. Film ağırlıklı olarak usta oyuncu Rüçhan Çalışkur’un omuzlarında. O kadar güzel ve gerçekçi canlandırmış ki, insanın tüylerinin diken diken olmaması imkansız. Filmde başka bir göze çarpan unsur ise, kısacık 2 dakikalık roller için bile Şevket Çoruh ( taksici ) ya da Binnur Kaya ( hemşire) gibi işinin ehli oyuncuların oynamış olması. Buradan bile filmin bir kar amacı gütmediğini, tamamen insanlık için yapılmış bir film olduğu anlaşılıyor.

Kısacası arkadaşlar film güzel ve duygu yüklüydü. Kim ne derse desin, bu filmi izlerken aman şurası yanlış, burada çekim hatası var diye izlemiyorsunuz. Böyle bir insana,  bu haksızlık nasıl yapılır diye izliyorsunuz…

İzlemek isteyenler, filmin fragmanına buradan ulaşabilirler.

Avusturya Kültür ve Kitap Fuari

Avusturya Islam Federasyonu’ nun Dornbirn’de düzenledigi 6. kitap fuarina gittik bugün. (22 Nisan 2011 – 1 Mayis 2011)  Yani benim icin tam bir hayalkirikligi oldu. Keske biraz ugrasip en azindan güzel bir organizasyon yapsalarmis. Yeni cikan kitaplarin listesini yapip öyle gidigim dedim ama maalsef gecen sene cikan kitaplar vardi sadece. Daha cok dine yönelik kitaplar vardi. Güzel kaliteli bir fuardan cok ; pazar yeri gibiydi. Söylesiler vardi. Kurtlar Vadisinin basrol oyuncularindan Abdülhey vardi. Zaten pek ilgimizi cekmedi o yüzden sadece girip ciktik hemen. Kermes ve bir kac cesit türk yemegi , tatlisi vardi. Güzel bir fuar degildi ama baya baya kalabalikti. Almanyadan cok gelen vardi. Daha güzel seyler yazmak isterdim fuar hakkinda ama pek iyi bir izlenim birakmadi bende. Yarim saatten fazla kalmadik zaten. Elif Safak “Ask” kitabini okuma firsatim olmamisti , o yüzden onu alip ciktim. Güncel kitaplari bulmak mümkün degil yani. Cok fazla bir bilgiye sahip degilim Islam Federasyonu hakkinda. Imkanlar falan kisitli herhalde anca bu sekilde yapabilmisler.  Ama iyi bir organizasyon, göze hitap eden bir sunus hazirlamakta mi bu kadar zor yaa!!.. Buralardaysaniz illa ugramak istiyorum derseniz internet adresinden bir göz atabilirsiniz. Gidemezseniz de üzülmeyin pek bir sey kaybetmezsiniz!

www.kitapfuari.at

Sanatagaci.com

Twitter sayesinde birsey daha ogrendim. Gecenlerde bir arkadasim bir twit atmis. Sanat Agaci diye bir siteden bahsediyor. Merak ettim ve bir goz attim. bir gun basima birsey gelicek bu merakimdan ama hadi hayirlisi. Sanat agaci, adi ustunde sanatla ilgili bir site. Gunluk sanat aktivitelerini bildiriyor. Tiyatrolar, konserler, sergiler ve dans gosterileri hakkinda bilgiler ve bu aktivitelerin programlari yaziyor. Site gayet kullanisli ve anlasilir. Yani karisik birsey yok. Siteye girer girmez, bir gun sonraki programlar basliyor ve gunler birbirini takip ediyor. Begendiginiz aktivitenin ustune tikladiginizda, ayrintili bilgi ve nerde oldugunu gosteren birde harita cikiyor. Sahsen ben cok begendim. Yani site site dolasip aramaktansa, her turlu sanat aktivitesini bir sitede toplu olarak gormek cok guzel. Siteyi facebook, twitter danda takip edebiliyorsunuz. Herkese bol sanatli gunler.