GoPro Hero 4 Black Edition inceleme

Herkese merhabalar, aksiyon kameraları aslında çok uzun zamandır piyasada olmasına rağmen motosiklet sürmeye başlayana kadar benim pek ilgimi çekmemişlerdi. Hatta daha önce bir kaç kere neden insanın böyle bir cihaza ihtiyaç duyabileceğini bile kafamdan geçirmiştim. ‘Bir insan neden böyle bir cihaz için bu kadar para verir ki?’ sorusunu kendime baya sormuştum.

IMG_0011

Aksiyon kameralarıyla ilgili piyasada ciddi bir kavga olsa da, bu işi en iyi yapan iki marka var. Biri GoPro diğer ise Sony. Sony’nin video kameralarla ilgili tecrübesi tartışılmaz. Taşınabilir video kameralar, el kameraları hatta onlarla ilgili kayıt araçları (cd-dvd-minicd’ler vb.) piyasasında çok ciddi söz sahibi bir firma Sony. Handycam’lerden bu yana devam eden bu gelenek aksiyon kamerlarında da bozulmuş değil. Hala Sony çok kaliteli aksiyon kameraları üretiyor ve pazarlıyor.

Okumaya devam et “GoPro Hero 4 Black Edition inceleme”

Bir oyuncunun en zor kararı!

Bilgisayar ya da konsol üzerinde oyun oynamanın aslında yaş ile doğru orantılı bir ilişkisi olduğu düşünülür. Lakin genelde bunun yaş ile hiçbir alakası yoktur. Oyunları seven bir insan hayatının her döneminde durumu ve zamanı el verdikçe oyunlarla içli dışlı olur.

Benim oyunlarla ilk tanışıklığım bilgisayarlar ile oldu. Playstation ve benzeri konsollar bizim evimizde kendine hiç yer bulamadı ve dolayısı ile konsol camiasına ancak PS2 ile girebildim. Dönemin şartları gereği zaten piyasadaki oyunlar kısıtlıydı. İnternet çok yaygın olmadığı için genelde tek kişilik oyunlar oynanıyordu. Bu bahsettiğim durum tabiki sadece “ev” ortamı için geçerliydi. Yoksa benimle akran olan herkes şu aşağıdaki görüntüye çok aşinadır. Internet kafelere gidip de Half Life oynamamış olan bizden değildir. Half Life piyasaya ilk çıktığında elbette ki evinde internet bağlantısı olan ve “gelişmiş” sanane.com sunucularında bir kaç el “crossfire” çevirmiş arkadaşlarımız da vardır.  Okumaya devam et “Bir oyuncunun en zor kararı!”

Araç içi ses sistemi macerası

Kendim için niyetlenerek aldığım aracı onun daha çok ihtiyacı olduğu için babama verdikten ve eşime de yakın zamanda bir araç satın aldığımdan ötürü, şimdilerde Fiat Fiorino kullanıyorum günlük olarak. Genel anlamda memnunum, işini yapıyor ve beni ev ile iş arasında sorunsuz şekilde taşıyor. Ancak kullanımdan kaynaklanan sebeplerle ne yazık ki kendi CD çaları çalışmıyordu ve tahmin edebileceğiniz gibi ne bir AUX ne de USB bağlantısı vardı.

İlk satın aldığımda da OY ile konuşmuştuk (o dönemde onun da kendi aracı için bir ses sistemi düşüncesi vardı) ancak direksiyon üzerindeki ses sistemi kumandalarını kullanım dışı bırakmak zorunda kalacağımız ve açıkçası her ne kadar ses sistemini geliştirmek istesek de aracımızın, bunu aracın fonksiyonelliğini bozarak yapmak istemediğimiz için vazgeçmiştik ve tozlu raflara kaldırmıştık bu projeyi. Okumaya devam et “Araç içi ses sistemi macerası”

Logitech G710+ mekanik klavye

Yeni yıl hediyesi olarak bir tane Logitech G710+ mekanik klavye hediyesi aldım. Uzun zamandır mekanik bir klavye satın almayı düşünüyordum ancak bir türlü karar veremiyordum. Razer Blackwidow mu yoksa Logitech G710+ arasında kalmıştım. Aslında Logitech pek çok ürününü kullandığım ve genel anlamda memnun olduğum bir markadır. Ancak Razer’ın Türkiye pazarına girmesiyle beraber, özellikle oyuncu ekipmanları / aksesuarları pazarında kan kaybetmeye başladığını düşünüyorum. Çünkü Razer her ne kadar fiyat olarak daha yüksek olsa da, performans olarak da daha başarılı diye düşünüyorum.

Giriş kısmından sonra, sanıyorum ki merak edilen ve bu siteyi ziyaret etme amacınız olan G710+’u anlatmaya başlayabilirim. İlk olarak bir fotoğraf ile başlamak isterim.

Okumaya devam et “Logitech G710+ mekanik klavye”

Uçak biletlerinde tavan fiyat uygulaması

Son zamanlarda iş değişikliğim nedeniyle sık sık uçak kullanmak durumunda kalıyorum. En büyük sıkıntı ise, bilet fiyatlarının hiçbir şekilde standart olmayışı ve bazen 90 liranın bile altında alabildiğim bileti, bazen 300 liraya satın alamıyor olmak. Bugun okuduğum bir haber, artık bu sıkıntının yaşanmayacağı, belirli bir güzergahta tavan fiyat uygulaması konularak, o güzergahta hiçbir havayolu şirketi belirlenen tavan fiyatın üzerine çıkmayacak, çıkamayacak diyor. Ne vadede bu gerçek olur ya da ne kadar kalıcı olur bilemiyor olsam da, bu uygulama tüketicinin kesinlikle dostudur diyemem. Tavan fiyat uygulaması hayata geçtiğinde, (daha önce akaryakıtta da tecrübe ettiğimiz üzere) dönemsel olarak daha ucuza bulunabilecek biletler bile, tavan fiyattan satılmaya başlayacaktır. Bu şu anlama geliyor; diyelim ki Antalya  – Istanbul güzergahında uçuyoruz. Yazın 300-400 lira bandında gezen biletler için belirlenen tavan fiyat 160 lira. Kışın aynı biletler 70-90 lira bandına ineceği zaman bile, tavan fiyat olan 160tl’den alıcı bulacaktır.

Mezun olmak okumaktan zor. Bir garip hikaye

Yeditepe Üniversitesinin iyi “müşterilerinden” (!) biri olarak 5 senelik bir serüven sonrasında bütün kredilerimi tamamlamış bulunuyorum. Mezun olmak demedim çünkü her ne kadar bilim yuvası olmasına rağmen hala devlet dairesi (ki onlar bile artık böyle değil) mantığıyla mezun veren bir kurumdan bahsedeceğim bu yazımda. 147/147 kredi tamamladığım 18 Ocak tarihinde belli oldu ve ben artık mezuniyetim ile aramda hiçbir şey kalmadığını düşünerek sevindim. Ancak anlaşılan bu sevinç erken bir sevinçmiş çünkü aslında işin zor kısmı kredileri tamamlamak değil kendini “mezun” ilan ettirmekmiş.

Okumaya devam et “Mezun olmak okumaktan zor. Bir garip hikaye”