Araç içi ses sistemi macerası

Kendim için niyetlenerek aldığım aracı onun daha çok ihtiyacı olduğu için babama verdikten ve eşime de yakın zamanda bir araç satın aldığımdan ötürü, şimdilerde Fiat Fiorino kullanıyorum günlük olarak. Genel anlamda memnunum, işini yapıyor ve beni ev ile iş arasında sorunsuz şekilde taşıyor. Ancak kullanımdan kaynaklanan sebeplerle ne yazık ki kendi CD çaları çalışmıyordu ve tahmin edebileceğiniz gibi ne bir AUX ne de USB bağlantısı vardı.

İlk satın aldığımda da OY ile konuşmuştuk (o dönemde onun da kendi aracı için bir ses sistemi düşüncesi vardı) ancak direksiyon üzerindeki ses sistemi kumandalarını kullanım dışı bırakmak zorunda kalacağımız ve açıkçası her ne kadar ses sistemini geliştirmek istesek de aracımızın, bunu aracın fonksiyonelliğini bozarak yapmak istemediğimiz için vazgeçmiştik ve tozlu raflara kaldırmıştık bu projeyi.Dediğim gibi, kendi CD çaları çalışmayan bir araç ile de günde 150+ km yapmak istemediğim için aracın fonksiyonelliğini bozmayı göze alarak gittim ve bir ses sistemi satıcısında fikir edindim. Doğal olarak ilk aşamada bana iki soru sordular.

  1. Satın almayı düşündüğünüz ses sisteminden ne bekliyorsunuz?
  2. Bunun için ne kadar bir bütçe ayırmayı düşünüyorsunuz?

1. sorunun cevabı oldukça basitti açıkçası. Temiz bir ses istiyorum, bam güm bass olmasına gerek yok tabiki de hatta istemiyorum bile ancak temiz ve olabildiğince pürüzsüz bir ses istiyorum dedim. OY ile benim hatırı sayılabilir derece diyebileceğimiz kadar FLAC ve 320 kilobit kalitede müzik arşivimiz bulunmakta, açıkçası müzik diinlemekten de keyif alıyorum ve bunu da günümün 1.5-2 saatini geçirdiğim arabamda hakkıyla yapmak istiyorum.

2. sorunun cevabı ise, bu tarz bir iş için, teyp dahil olmak üzere 750-1000 TL civarında bir bütçe ayırabileceğim yönünde oldu. Eh, bütçe tabiki öyle çok çok yüksek bir bütçe değil, ama eli yüzü düzgün bir ses sistemi yapmak için de yeterli olmalı diye düşünüyordum.

İlk olarak tabii ki Teyp seçerek başladık yolculuğumuza. Kaliteli ama uygun bir teyp istiyorsanız, genelde Pioneer teklif ediliyor. Benim de tercihim bu yönde oldu. Pioneer UB 1600’de karar kıldık.

Görsel olarak yukarıda fotoğrafı bulunan ünitenin aynısı. MIXTRAK özelliği bulunmamakta. USB girişi ve AUX girişi bulunmakta, beyaz bir LCD ekran ve kırmızı LED aydınlatmaları var. Klasik olarak niteleyebileceğiniz bir ünite. Tabii ki MP3, WMA vb formatları destekliyor ve çalıyor. USB portuna Android akıllı telefon bağlayarak direk olarak oradan da müzik dinleyebiliyor ve bu sırada telefonunuzu da şarj edebildiğinizi de dipnot olarak eklememde yarar var.

İkinci aşamada, anfi’ye karar vermemiz gerekliydi. Çok ciddi bass peşinde olan biri olmadığım için, slim serisi anfilere baktık. Öyle ki bu anfiler normallerinin yarısı büyüklüğünde ve sürücü koltuğu altına sorun olmaksızın yerleştirilebiliyor. Bütçem gereği burada çok çok iyi markalara yönelemedim. Massive markalı bir anfide karar kıldık.

Bu anfi yukarıda da belirttiğim gibi çok küçük bir alan kaplıyor ve temiz bir ses vermek için üzerine düşeni yapıyor. Tabiki şunu da yeniden altını çizerek söylemem gerekiyor ki, bass peşindeyseniz hem amfi olarak hem de diğer parçalarda seçimlerinizi daha farklı yönde kullanmanız gerekli.

Üçüncü aşama, komponentler. Önlere 1 takım komponent takılması gerektiği konusunda mutabık kaldık çünkü eğer komponent takmak yerine hoparlörler ile idare etmeye çalışırsam, yakın vadede hoparlörlerle ilgili sorun yaşayarak yeniden değiştirmem gerekeceği bilgisi verildi bana. Çünkü anladığım kadarıyla hoparlörler sadece teyp ünitesi tarafından beslenirken, komponentler anfi tarafından da besleniyor. Komponent olarak da Massive markasını tercih ettik.

Bu set 2 adet hoparlör (komponent) ve iki adet tweeter’dan oluşmakta olup kapıların sökülmesi ile monte ediliyor. Montaj çok sancılı değil, özellikle Fiorino gibi çok bilinen araçlarda arkadaşlar artık uzman olmuşlar nerede ne vida var, hangi kablo nereden geçiyor, nereden klavuz yollanarak nereye ulaşılıyor vs ve komponent / tweeter montajı yaklaşık 15-20 dakika içinde sorunsuz şekilde tamamlanıyor.

Son aşama ise, opsiyonel olmakla birlikte anfi taktıktan sonra mutlaka takmanız öneriliyor, subwoofer kısmı. Zaten küçük olan bagaj hacmimi daha da küçültmemek adına, onda da “slim” seriden bir subwoofer satın aldım.

Kutusuyla birlikte koyamıyorum tabiki fotoğrafı şu anda aracın yanında olmadığım için ancak en yakın zamanda bagajda kapladığı yeri daha iyi anlatmak amacıyla fotoğraflar çekerek paylaşacağım.

Sonuç kısmına gelirsek; “state-ûl-art” olmasa da, başarılı olarak niteleyebileceğim bir ses almayı başardım. Neticede bu bütçelere “mükemmel” bir ses almak mümkün olsaydı araçlardan kim neden 10 bin TL ve katları olarak ölçülebilen paralar harcasın ses sistemlerine…