Liberta Seyir Gunlugu

Hayatımda ilk defa teknede yasadım 3 gün boyunca ve bu süre zarfında Bodrum Turgutreis’ten Foca’ya geldim. Seyir nasıldı diye soracak olursanız, seyir iki sekilde anlatilabilirdi. Eşsiz ve yorucuydu. Eminim ki daha antremanli ya da deniz koşullarına daha alışkın biri olsaydım hersey daha farklı gelisebilirdi ancak ilk defa bu kadar uzun bir yola çıkan birisi için uç günlük ve yaklaşık 150-170 deniz mili yol yapılan bir yolculuk hirpalayici olabiliyor.

Konuyu daha da acmam gerekirse su sekilde anlatabilirim ki, hava ve doga şartları ne kadarına izin verirse o kadar iyi olabilirsiniz deniz yolculugunda. Sonuçta her ne kadar siz isteseniz de, deniz izin vermedikten sonra bir yere gitmeye çalısmanın çok bir anlamı yok. Eğer şansınız yaver giderse tarifi imkansız bir keyif alacağınız bir gercek.

İlk gün Bodrum Marina’da yemek yedikten sonra saat 2 gibi yattık ve sabah 5:30’da yola çıktık. Başlı basına bir sorun olan uykusuzluğun üzerine bir de 30-35 knot rüzgar ve 1-1.5 metrelik dalgalar eklenince, kabus başladı. Sürekli bir mide bulantisi, bitmek bilmeyen dalma çıkmalar ve tabi ki su içmeyi bile neredeyse imkansız kılan sallanti. Bodrum – Samos arasındaki 50 mile yakın mesafeyi alana kadar saat 16.30 olmuştu ve biz henüz kahvaltı bile yapamamıştık. Dolayısı ile Samos adasına vardıktan sonra Samos Marinaya bağlandık ve bir acente bizim kayıt işlemlerimizi yaparken biz de çay koyup kahvaltı yaptık, kendimize geldikten sonra da karaya inerek, bir balık lokantası aramaya başladık. Marina resepsiyonundaki bayanın önerisine kulak vererek Elia diye bir balık lokantasında oturmaya karar verdik. Mezeler süper, şaraplar daha güzeldi. Karnımızı iyi bir doyurup kendimize geldikten sonra, sabah yine erken yola çıkacağımız için 23.00 civarında tekneye döndük ve uyuduk.

İkinci gün yine sabah 5:30’da yola çıktık. Bu sefer deniz daha insaflı, tabiri yerindeyse dünkü karmaşadan sonra yorulmuştu ve dinleniyordu. İkinci gün yapacağımız yol yaklaşık 75 deniz mili olduğu için, bizi zor bir gün bekliyordu ve denizin de böyle olması açıkçası hepimiz için çok iyi olmuştu. Ortalama 2200 devir motor ile 7.5 – 8 knot sürat yaparak 10 saat civarı bir sürede Koyun adasına vardık. Koyun adasinda önce kictan kara ya da abord olmayı düşünsek de ne de olsa karaya çıkmayacağımız için demir atarak alarga kalmayı tercih ettik. Alarga kalmak tabii biraz hassas bir mevzu. Çapanın taramamasi için öncelikle emin olduk iyice tuttuğundan, sonra ise onden ve arkadan kerteriz alarak belli aralıklarda kontrol ettik. O aksam makarna yapıp yedik ve ertesi gün saat 04.30’da kalkmak üzere erken yattık.

Son gün ise karaburnu donene kadar deniz çarşaf gibiydi ve çok keyifli bir seyir oldu. Gün doğumunu en ince ayrıntısına kadar izledik, gün doğarken ortaya çıkan her rengi gördük. İnanılmaz bir manzaraydi. Karaburnu döndükten sonra ise malesef yine biraz sallandık ancak çok az bir yolumuz kalmış olduğu için o kadar problem olmadı. Foca’ya geldiğimizde marina’daki yerimize bastan iki tonoz ve kictan da bağlanarak yerimizi saglamlastirdik ve teknemizi yıkadık iyice.

Kesinlikle keyifimizi ve her ne kadar bir kaç gün kendimize gelemesek de karaya çıktıktan sonra ve çok yorgun olsak da, hepsine değdi.

“Liberta Seyir Gunlugu” için 2 cevap

Yorumlar kapatıldı.