Has*ktir alkol alan var!

Biraz once internette haberleri okurken, avrupadaki alkol tuketim oranlari ile ilgili bir makale okudum. Avrupa’da en çok alkol tüketen ülke ; Lüksemburg olmuş. Kişi başına yılda 15.5 litre. Arkasından da 14 litre ile Estonya geliyormuş. Valla arkadaşlar, sizi bilmem ama ben ne Lüksemburgluların ne de Estonyalıların “arkadaş içip sıçıp yan gelip devriliyorlar, aksırandan tıksırandan, itten kopuktan geçilmiyor” şeklinde bir ünleri olduğunu duymadım. Yani, yılda kelle başı (ki herkes alkol almıyordur ama hesabımı ben ona göre yapayım) 15 litrenin üzerinde (ki bu da ayda 1 litrenin üzerinde demektir) alkol tüketilen bir ülkenin alkol nedeniyle ne kötü bir ünü var, ne de bu sebeple yaşanan bir otorite boşluğu, bir düzensizlik var.

Gelelim bizdeki duruma. Türkiye’de bu oran, yılda kişi başına 1.4 litre. Yani, ayda 0.1 litre. 0.1 litre, kutu kolanın üçte birinden az ediyor. Ayda, ortalama tükettiğimiz alkol üçte bir kutu kola kadar. Türkiyede duruma baktığımızda ise, yılbaşında taksime gidilmez denir, neden? İçen sıçan, it kopuk, tecavüzcüsü tacizcisi, sarkanı laf atanı, her türlü akbaba ordadır çünkü. Hepinizin çevresinde en az 1 kişi vardır ki, alkollü yakalandığından ehlyetine el konulmuştur. Alkollü araç kullanma nedeniyle yaşanan trafik kazalarının, can kayıplarının hesabını yapsak, kalem kağıt yetmez.

Acaba gerçekten mevzu 24 yaş altındakilerin alkol alması mı? Acaba gerçekten mevzu Efes Pilsen diye bir spor klübümüzün olması mı? Acaba gerçekten mevzu reklamlarda alkol özendiriliyor, dizide alkol alınıyor olması mı?

Ne güzel demiş Nasreddin Hoca ; “be kardeşim, tamam bizde de suç var da hırsızın hiç mi kabahati yok?!”

Anlayana…

Yazar: Shizof

Pompacı, kardeş, eş, baba.