Irc’ye Ne Oldu?

Hatırlıyorum! O zamanlar daha henüz ADSL’ler o kadar yaygınlaşmamıştı. Yani daha doğrusu, ADSL başvurularının alındığı ama port tahsis edilemediği için ancak 4 ay sonraya gün verildiği zamanlardı. Günün modası o zamanda yeni gelmiş bir tekonoloji olan EDGE üzerinden internete bağlanmaktı. Bugunkü Vodafone’un yerinde o zamanlar Telsim vardı ve zamanın en iyi kampanyalarından birini yaparak süre/kota sınırı olmaksızın GPRS* ile internet bağlantısı aylık 50 lira demişti. Tabii güzel yurdumun güzel insanları her kampanyada olduğu gibi mevzunun b*kunu çıkarmış herkeste 2şer tane telefon olmuş Telsim’in EDGE çıkışları sınırlarını zorlar olmuştu. Gün içinde bağlanabilmek bile çok zorken, gecenin ilerleyen saatlerinde ancak bağlantı düzgünleşebiliyordu.

İşte bu bahsettiğim dönemde, ben PCnet ile çok sıkı fıkı bir şekilde ilgileniyor, o zamanlar sadece bir bölümün moderatörlüğünü yapıyordum. Bununla beraber o zamanlar PCnet’in ve daha bu tarz bir çok platformun IRC üzerinde belli bir sunucuda sohbet kanalları olurdu. O kanallarda insanlar bilgiler paylaşır sorular sorar ya da sadece sohbet ederlerdi. Yine o dönemde PCnet’in IRC kanalında önce Half-Op sonra Operator olduğum için, bu sohbet platformuyla yakından ilgilenmeye başlamış, incik cincik bütün ayar, yönetim mekanizmalarını öğrenmiştim. Çeşitli komutlarla kanalınızın herşeyini ayarlayabiliyor, kişi sınırlamasından flood korumasına kadar çeşit çeşit seçeneklerle oynayabiliyordunuz.

Sonrasında bir MSN tufanıdır aldı yürüdü. Insanlar çoğul sohbetten tekil sohbete, kendilerini bir bakıma “özele” çekmeye başladılar. Bugun ise, IRC sunucularının çoğu boş. Botlar cirit atıyor kanallarda. Üzücü, bu tarz bir sosyalleşme aracının bugun bu durumlarda olduğunu görmek.

*EDGE olarak yazmışım, Gokhan Geyik tarafından uyarılmam sonrasında GPRS olarak düzelttim, teşekkürler.