
Geçen yıllarda ‘bazı’ arkadaşlarım geç gidelim fikirleri sayesinde gidemeyip balkondan dinlediğim festival olarak aklıma kazınan tek festival diyebilirim. Gökçe orda benim balkonda ‘ içiyorum seninleeeee’ diye bağırışlarımın üstüne alt kattan zıkkım iç şeklinde tepkilerin gelmesi ‘ ailelerin verdiği öldürücü cevaplar’ konulu başka bir blog konusu olur. Geldik 2009 a mart ayından itibaren festival için yok Foça ya taşındı yok Zeytinlide de olacak şeklinde tartışmalara mayıs ayında bir son verildi ve farklı organizatör firmalarla her 2 yerde de olacağı açıklandı işime de gelmedi değil.
Festivale 1 gün kalmış benimle gelecek olan arkadaşımı ayarlamışım, tüm hafta boyunca gidicem gidicem diyip haa evet bence de cevapları almam beni demoralize etse de inat bu değil mi? 1 gün kala Maltla çok sevdim bir insanın olan Güneş’ inde geldiğini öğrenmemle benim inat 2 katına çıkıyor ve ‘ anneee barış abimde çıkııoooo’ dememle ‘ii peki git ‘ cevabıyla jet hızıyla üst kata çıkıp 1 dk da önceden hazır olan çantamı omzuma takıp yollara düşmem bir oluyor. Sanki çok uzak 5 dk mesafe…
Öznur’la buluşup fest alanına bir arkadaşımın sürpriz yapıp getirdiği Dorian stage tech kartlarıyla giriyoruz ve Mustafa sahneye giderken biz bir şemsiyenin altına kuruluyoruz. Bir süre sonra diğerlerinin de gelmesiyle sitede 1 haftadır girmem diye inat ettiğim buz gibi denize çocuğum olmicaaak yakarışları ile giriyorum. Saatler 6 yı gösteriyor ilk grup sahnede ama oda ne kimse izlemiyor, 5-10 dk içinde bir kitle toplanıyor (bence para verdiler) ve başlıyorlar. Onlardan sonra çıkan 2. grup sahneye Kemal Doğulu görünümlü bir vokal ile çıkıyor fena değiller ne diyelim bizim grup çıksa daha iyi çalar diyip havamı atıyorum ve çocuk parkının yolunu tutuyoruz, oteldeki yemeğin bitimini nasıl bekleyecektik ya değilse. Yaklaşık bir 30 dk sonra yemek bitiyor ve Güneş’in yanında kuruluyoruz sayemde kendini bakıcı gibi hissettiğine bahse girerim. 110 un sound check tamamlanır ve 30 dk sonra sahnedeler Yerebakan’ın sakallarına ve Ozan’ ın saçlarına kitlenmiş vaziyette izliyoruz. Özledim seni Öznurla birbirimize sarılıyoruz ben sahnenin yanında duran şahsiyete söyler gibi ağlamama ramak kalmış şekilde söylüyorum. Bu benim dünya s. git hayatımdan… ve bitiyor. Back stage e gidip Güneş’in getirdiği buz gibi biraları yudumlarken daha yanından saç ve sakal ı izliyoruz ‘tanrım cennete düştüm bira da var!’. Sahnede Dorian, çadırın o taraftan izliyoruz da pek kayda değer bir performans değil yaklaşıl 1,5 saat sonra bitiyor ya ben bu kadar havalarda bir vokal görmedim sahneden iner inmez yakılmış sigarası İlkin’ in eline tutuşturuluyor. Malt’ ın ekipmanları hazırlamak için Güneş’ te sahnede, elemanın teki geliyor sizi kim aldı kartlarınız nerde??? Güneş geliyor o sırada ufak velet edasıyla şikâyet edioruz , ‘ bu eleman konser sonunda sağlam bir dayak yiyecek bahane oldunuz’ diyor ve yarılıorz gülmekten Öznur’ la. Malt ‘Aşkın gözü’yle sahnede dolmuş, portakal, aşk şarkısı, devam, ace of spades, son 3 şarkı kala dönyürum ve balkondan dinlemeye devam… 2, 2,15 gibi bitiyor. Her sene farz olan balko9ndan zeytinli dinleme bu senede yerine getiriliyor. İlk gün ve en güzel güne gittim daha ne olsun sonraki günlerde de paraları verilmediği için gruplar sahne alamıyor. Beklediğime değdi ne güzel oldu…
Güneş, Mustafa ve Öznur’ a geçirdiğim bu muhteşem gün için tekrardan çok çok çok teşekkür ediyorum. Gelicek festivalde bakalım ne olacak…