Sonsuz Ask …

askkkOn alti yasindayken tanimistim ilk askimla. Lise ve Üniversite yillarimiz birlikte gecti. Ben mimarlikta o ise tipta okuyordu. Her gecen gün birbirmize deliler gibi asik oluyor birbirimizi hic ama hic birakmayacagimiza dair yeminler ediyorduk.

Üniversite yillari sona erer ermez hemen evlendik. Mutluyduk hemde cok mutlu.. Bazen issiz , bazen parasiz kaldik ama öylesine büyüktü ki sevgimiz, hic bir seye yenik düsmedik. Ayin sonunu zor getirdigimiz günlerde de ünlü bir doktor ünlü bir mimar oldugumuzda da hep mutluyduk. Zaman asimina ugrayan , aliskanliklara yenik düsen , banka hesabinda para kalmadigi icin ya da tam tersine hesabi daha da kabarik hale getirmek ugruna bitip tükeniveren sevgilerden degildi bizim sevgimiz. Yillar ile beraber sevgimiz de büyüyordu bizimle birlikte. Tek eksigimiz tedavilere ragmen cocugumuzun olmamasiydi. Sorunun bende olmasina ragmen , o bana bütün mutluluklarin bizim olmasini beklemenin bencillik olacagini söylemisti. Biz onun deyimiyle sevgimizi büyüttükce büyütüyorduk. Onun gözlerinin icine her baktigimda oracikta kayboluyordum.

Bazen eve geldigimde evin farkli yerlerinde sevgi sözcükleri yazilmis notlar bulurdum. Nasil bir adamdi bu adam? Kendimi rüyada gibi hissediyordum her defasinda. Esi benzeri yok onun diye düsünürdüm hep. O sadece benimdi , bana aitti. Hayat ne kadar hizli akarsa aksin, islerimiz ne kadar yogun olursa olsun birbirimize ayiracak zamani hep bulmustuk. Kirkli yaslara geldigimiz de ise daha az calismaya ve daha cok birlikte olmaya karar verdik.

Bir gün sahilde dolasirken harap durumda bir ev gördük. Üstünde satilik levhasi vardi. O evi almaya ve hayallerimizdeki eve dönüstürmeyi planladik. Amerika`daki tip kongresinden döner dönmez o evi alacagimiza dair bana söz verdi.

Sadece bir hafta ayri kalacagimiza ragmen havaalaninda onu ugurlarken ondan bir türlü ayrilamiyordum. Hic ayri kalmamistik ki… Her gün telefonda saatlerce konustuk. Zor gecmisti onsuz bu bir hafta benim icin. Fakat geri geldiginde havaalaninda ona deliler gibi sarilip aglamistim. Sasiriyordum halime bazen ama onsuz yürümüyordu sanki, nefes alamiyordum. Bir kac gün sonra onda bir tuhaflik oldugunu sezdim. Eskisi kadar mutlu görünmüyor ve benle konusmaktan bile kaciyordu. Onu neselendirecegini düsündügümden sahildeki evi hatirlattim fakat o evi unutmami bütcemizi astigini söyledi bana. Bende kabullendim ve bu halinin gecisi oldugunu umdum.

Mutsuzluk , mutlulugun tadini almis olan bana cok zor geliyordu. Hic sevmemistim evime gelen bu yeni misafiri. Günlerce ne derdi var diye bana anlatmasi icin yalvardiysamda o tek kelime etmedi benimle. Yillardir sevdigim adam , duyarsiz ve sevgisiz biriyle yer degistirmisti sanki. Ona ulasmaya calistikca beton duvarlara carpiyor ve yüregim her defasinda daha cok yaralaniyordu.

Bir gün en yakin arkadasimla otururken bana söylemek istedigi bir sey oldugunu ögrendim. Artik daha fazla icinde tutamayacagini söyledi bana. Yillardir sevdigim adamin beni aldattigini ögrendim. Her öglen bir kadinla yemek yiyip sarmas dolas restoranttan ayrildigini söyledi bana. Yüzüne yalan söyledigini haykirip , beni kiskandigini söyleyip onu evden kovdum.

Düsünmemeye calistim , yalan oldugunu söyledim kendime ve her gece inkar ettim. Fakat bir gün gittim o restoranta ve gercekten de kendi gözlerimle gördüm. Kocamla ayni hastanede calisan cocuk doktoruydu yanindaki kadin. Kac kez evimde agirlamistim onu , böyle bir sey nasil olabilirdi. Hala inanamiyordum ve peri masallarinin sadece masal oldugunu anladim. Birbirlerine sarilip gözümün önünden ciktilar restoranttan.

Eve geldigi gibi , bazen bagirip , bazen aglayarak , bazen ona deliler gibi sarilarak bazen de yumruklayarak haykirdim yüzüne her seyi. Inkar etmedi bile. Duygularin zamanla degisebilecegini söyledi.. Bavulunu topladi ve öylece gitti. Giderken ona son sözüm ise „senden nefret ediyorum“ oldu.

Ilk celsede bosandik. Kimse inanmiyordu bu denli büyük bir sevginin bir anda ölüp gitmesine. Dostlarimin yardimiyla ayakta kalmaya , güclü olmaya calistim. Onun yeni askiyla beraber Amerika`ya tasindigini ögrendim. Onu unutmaya calismak ve ondan nefret ettigime kendimi inandirmaya calismakla geciyordu bütün gecelerim. Her gecenin sonunda ise kendimi aglarken buluyordum.

Aradan bir yil gecmisti. Her seyin ilaci olan zaman benim derdime bir türlü cagre olamamisti. Bir sabah israrla calan kapi ziliyle uyandim. Kapiyi actigimda ise o kadini gördüm karsimda. Saskinliktan ne yapacagimi düsünürken ona hangi yüzle buraya geldigini soracak gibi olurken , birden aglamaya basladi ve bana anlatacagi seyler oldugunu söyledi. Hic bir sey söylemeden iceri gectim oda arkamdan iceriye geldi. Karsima oturdu ve zor duyulan bir sesle hic bir seyin göründügü gibi olmadigini ve yaklasik bir saat önce yillardir sevdigim adami kaybettigimi onun öldügünü söyledi bana. Gecen yil ögrenmis hastaligini ve yaklasik bir sene ömrünün kaldigini. Buna dayanamayacigimi ve onunla beraber ölmek isteyecegimi biliyordu. Beni kendinden uzaklastirmak icinmis bütün bu oyun. Ailesine bile haber vermemisti bu durumu. Amerika`ya gittigini yaymisti her yere fakat o bile yalanmis. Burda tedavi görüyormus , cok yakinimda. Donup kalmistim. Aglayamiyordum. Cok kizgindim ona. Beni kendinden uzaklastirmamis olmasini dilerdim. Kadin bana bir kutu verdi ve beni yalniz birakti.

Kutuyu actim , icinde eskiden de bana yazdigi gibi bir sürü not vardi. Ilk kagitta : „ Lütfen hepsini sirayla oku birtanem“ yaziyordu. Sirasiyla okumaya devam ettim : „ Seni cok sevdim“ , „ Seni sevmekten asla vazgecmedim“ , Seni icin ölürüm derdin hep , dogru söyledigini bilirdim“ , Fakat benim icin ölmeni istemedim“ , Benim icin yasayacaksin , anlastik mi ? .. Kalbim yerinden firlayacakmis gibi atiyordu. Onu öyle cok özlemistim ki. Son kagidi elime alirken icinde bir de anahtar oldugunu gördüm. Kagitta sunlar yaziliydi: „ Sahildeki evimizi senin cizdigin projeye göre yaptirttim. Kocaman terasinda , martilarla kahvalti ederken , ben seni hep izliyor olacagim. Benim icin hayata inat her günü daha da güzel yasamani istiyorum..“ Gözyaslarina bogulmustum. Deliler gibi agladim ve bir kac gün evden cikamadim.

Onsuz ne kadar yarim kalmis olsamda istedigini yaptim. Yasadim her günü onsuz. Daha dogrusu yasamaya calistim. Kücük bir erkek cocugunu evlat edindim , ona onun adini verdim. Oglumla her sabah terasta kahvalti yaparken onun bizi izleyip mutlu oldugunu biliyordum. Oglum ile beraber hayat daha renkli ve daha hizli olmaya baslamisti. Oglum 10 yasina girdigine ben ise 53 yasima basmistim. Oglumun güzel bir gelecegi olmasi icin elimden geleni yapiyordum. Oda beni hic mahcup etmiyordu. 70 yasima geldigimde , o is sahibi olmus bir aile kurmus fakat bana olan düskünlügü hic son bulmamisti. Benim icin ise yavas yavas hayata veda etme zamani geliyordu. Müthis bir cocuk yetistirmistim. O benim sevgimi hep sürdürecekti. Dünya`ya izimi birakmadan göcüp gitmiyordum. Veda etme günüm geldiginde hastahanede herkes endiseyle basimda bekliyordu. Bense cok mutluydum. Sonunda istedigim yere , onun yanina gidiyordum. Gözlerimi kapattim. Aci cekmeme ve bedenimin agirlasmasina ragmen hic aldirmiyordum. Bana gülümsedi , elimden tuttu ve cekip aldi beni o sonsuz mutluluga. Cok mutluyum bu sonsuzlukta…

“Sonsuz Ask …” için 27 cevap

  1. yaa ama en son dakikalarinda kadinin kalbini böyle kirip gitmeseydi keske, 1 senesini kadin onun hakkinda kötü düsünerek gecirdi. Belki de iyilesirdi beraber bu yola bas koysalardi ama iste adamda hani üzülmesin istemis ama üzmüsss cookk yine de degil mi =)

  2. öncelikle ilk yorumumu yaptığımı belirtmek istiyorum ve hepinizin ellerine sağlık.. bana kalırsa hikaye klişe biraz ama yine de adamın yaptığıyla ilgili düşüncelerimi belirtmeden edemiycem; insan ne olursa olsun sevdiği kişinin yanında olmak ister ve adamın kadına yaptığı tamamen haksızlık kadın kesinlikle bütün o zamanı onla geçirmeyi tercih ederdi..

  3. bence adam dogru yapmıs bu acıyı kadına yasatmak ıstememıs sonundada cook gzl bır jest yapmıs kadına

  4. Eee tamam da ama iste kadin son bir senesini hep kötü düsünerek lanet ederek gecirmis ne oldu iyi mi oldu.. her ikiside kendi acisindan baktigimizda hakli gerci .

  5. yok sız kadınlarla bız erkekler aynı dusunmuyoruz,bu arada tek basıma kaldım erkeklerden destek beklıyorum

  6. bence daha cok aci cekti hem aldatildigini terk edildigini düsündü hem de sonunda onu tamamiyle kaybettigini ögrendi.

  7. tamamda adam gelip kadına az zamanım kaldı dese daha kotu olmıcakmıydı kadın yanı bıde oyle dusunmek lazım

  8. esasında bu bir tercih meselesi; tercihin kişinin cesaret ve duyarlılığına göre şekillendiği..

    derse ki seven kişi; ben ilişkimi zamana, kaygılara, korkulara tercih etmem, onlara rağmen yaşarım; işte bence budur iki kişinin bir olup huzura ermesi 😉

    ama hem kimilerimiz her zaman, hemde hepimiz kimi zaman bu cesarete sahip olamıyoruz. risk almaktan kaçıyoruz ki şunu gözden kaçırıyoruz “life=risk”;

    şunu unutmamak lazım; henüz hiç hata yapmamışsan zaten hiç yaşamamışsındır..

    hayat; dilediğimizce, hesapsız yaşanacak sevgilere denk düşürsün..

  9. bencede çok güzell hattaa gözlerimmm doldu:((( yazık adam öldü gitti :((( keşkee kadın onun son anındada yanında olsaydı ….

  10. evet adamin belkide yeterince cesareti yoktu bu hastaligi birlikte yasamaya.. ya da korktu belkide bu cesareti kadin gösteremez onunla beraber diye. kacip gitmeyi tercih etti. oysaki son anlarinda beraber olsaydilar belkide her sey daha farkli olabilirdi.

  11. nıye kacıp gıttı dıye dusunuyosunuzkı, adam ıcınde zor sewdıgını bırakıp hasta yasamak nıye o gozle bakmıyosunuzkı olaya, adam kadını dusundugu ıcın gıdıyo bunu unutmayalım ve hayallerındekı evı gıtmeden armagan edıyor kurdukları hayallerı kadın yasasın dıye

  12. tek basina yasa ne anlami varki. yine sirf adam icin yasiyor , yasamak denirse ona tabii. onsuz yasam olmamaliydi.. beraber mi öldürseydim keske ya kahramanlarimi 😀

  13. öncelikle yazı çok güzel…ve de adam bence başka bi yalan bulabilirdi aldatmakta kadına çok ağır gelmiş o kadar sevdiği insan tarafından aldatıldığını öğrenmek çok ağır olsa gerek ama kadını çok üzmemek için uzaklaşması bi yandan iyi yani sonuçta sevdiği insanın ölüceğini bilmesi ya da öldüğünü görmeside çok üzücü olurdu ama işte aldatmak değilde başka bişi olsa daha iyi olurdu en azından kadın o kadar nefret etmezdi

  14. tamamda onemlı olan kadının adamdan nefret ederek unutması degılmı, adam onun ıcın ugrasmıs bence

  15. ama sonuç olarak kadın yine de sevmeye devam etmiş yani adamın başarılı olduğu söylenemez

  16. evet tam basarılı olamamıs ama kadına hastalıklı gunlerınde acı cektırmemek ıcın ugrasmıs bıde dedıgı gıbı kadında olmek ısteyebılırdı, adam dusuncelı davranmıs

  17. adam kahraman olmaya çalışmış sadece, onun yerine karar vermesi büyük haksızlık kadın aldatıldığını düşünerek daha büyük acı çekti ve ondan mahrum kaldı.. buarada hikayenin karakterlerine isim uydursaydık keşke=)

  18. benım anlamadıgım adam bence guzel bısey dusunmus ama sız bayanlar bunu nıye kahramanlık olarak goruyosunuz ılgınc bence. Evet keske bı adı olsaymıs 🙂

  19. kndisini uğrunda ölücek kadar çok seven bi kadının aldatıldığını duyunca adamdan nefret edip yokluğuna üzülmeyeceğini düşünmesi biraz ilginç. kadının bi senesi aldatıldığını düşünerek geçti sonra da kocasının masum olduunu öğrendi acaip bi jestle karşılaştı. bnce acısı 10 katına fln çıkmıştır. bu kadar seven bi kadın kocasının son anında yanında olmak herşeye birlikte katlanmak ister bnce… ama erkek bakış açısı tabi ona da hak vermek lzm…

  20. gerçekten biraz olsun anlayış ve özveri bekliyoruz bayanlardan..minho bu hikayelerin devamını bekliyoruz yazılarınızı ailecek severek okuyoruz:D

  21. =)) evet bu hikayelerinin devamini bende diliyorum =) beni sizler yarattiniz sagolun sagolun =D

    erkek bakis acisi ile kadin bakis acisi cok farkli o yüzden bu tartismalar daha uzun yillar sürer gider wallaa 🙂

Yorumlar kapatıldı.