Dün gece saat 12′de Sercan’la msn’de konuşurken çok sıcak olması üzerine kendimizi dışarı attık, caddede buluştuk. Bir starbucks aradık bişeyler içelim diye, yok arkadaş bulamadık. Kapanmış her yer. Bizde önce 156 ile, sonra MiTo ile birer tur attık caddede, sonra araçları park ettik yürümeye başladık. Bi yukarı bi aşağı bi daha yukarı yürüdükten sonra dağıldık, saat 3 gibi ben eve girdim :D
Sonracığıma bu sabah uyandım, bir baktım Sercan mesaj atmış msn’den yine. Meg’e bugun mu gitsek, yarın mı gitsek, efendim işte yağmur da yağacakmış falan filan derken, hadi dedim gidelim bugun.
Çıktık yine evlerden, Meg’de buluştuk. Ben vardığımda sercan zaten varmıştı, arabasını yıkamaya başlamıştı bile. O kendisi yıkadı arabasını, benimkini önce orada çalışanlar yıkadı, sonra içeri çektik. Daha önce de bahsettiğim beyaz nokta şeklinde yağlıboyaları kil ve bol 34 numaralı ilaç ile çıkardık. Anamız ağladı. Su sebili ile kanka olduk, mikrofiberlerle arkadaş.
Kil ile boyaları çıkarma işlemi bittikten sonra, 155 numara silikonlu cila ile tekrar aracın üstünden geçildi, bende bu sırada krom cilasıyla kromajları parlattım, scudettoyu ovaladım (lan olm günlük o scudetto anamızı ağlattı be, arasına arasına girmiş boyalar, ovala ovala anca çıktı) , egzos çıkışlarını da sildim. Sonra fotoğraf çekildik.
Bak, abla kardeş ne güzel duruyolar. Bu da meg hatırası olsun
