Bugün size bir filmden daha bahsetmek istiyorum. Vizyona bugün giriyor. Filmin adı ‘Kontes’ (The Countess). Maalesef ki filmi henüz izlemedim, fakat en kısa zamanda izleyeceğim tartışılmaz bir gerçek. Film aynı zamanda gerçek bir hikayeye dayanmaktadır. Daha önce de Eternal adlı 2004 yapımı filme ilham kaynağı olmuş, fakat film pek beğenilmemiş. Kontes hakkında bir de yazılmış kitap bulunmaktadır: The Book Of Werewolves-Sabine Baring Gould. Sanırım Türkçeye çevrilmemiş, çünkü bir türlü Türkçe ismini bulamadım kitabın.
KÜNYE
Tür : Dram / Gerilim / Tarihi
Gösterim Tarihi : 31 Temmuz 2009
Yönetmen : Julie Delpy
Senaryo : Julie Delpy
Görüntü Yönetmeni : Martin Ruhe
Müzik : Julie Delpy
Yapım : 2009, Fransa / Almanya , 98 dk.
Oyuncular: Julie Delpy(Erzebet Bathory) , William Hurt (Gyorgy Thurzo) , Daniel Brühl (Istvan Thurzo) , Anamaria Marinca (Anna Darvulia) , Andy Gatjen (Miklos)
1560 doğumlu Macar Kontesi, 14 yaşında iken nüfuzlu bir Lord ile evlendirilir. Dönemin en güzel, akıllı ve güçlü kadını olarak anılan Kontes, erkeklerin hakim olduğu ve sadece onların sözünün geçtiği bir dünyaya başkaldıran bir kadın olarak öne çıkar.
Bir davette kendinden oldukça genç olan Istvan’a aşık olur ve tutku dolu bir aşk yaşarlar. Fakat bu mutlulukları uzun sürmeyecektir. Istvan’ın babası Kont Thurzo oğlunu ondan ayırmak için planlar kurmaktadır. En sonunda kontesi, oğlunun onu yaşlı olduğu için sevmeyeceğine inandırır.
Birgün hizmetkarı olan genç bir kızın saçlarını tararken canını acıtması üzerine ona öyle bir tokat atmıştır ki, genç kızın yüzünden düşen bir damla kan Kontes’in ellerine dökülmüştür. Kontes bu kanla, kızın gençliğini ve güzelliğini aldığını zannetmiş ve uşağına emir vererek kızın bütün kanını bir küvete doldurtup “kan banyosu” yapmıştır. Bir süre sonra da ancak bakirelerin kanlarıyla yıkanarak genç kalabileceğine inanmaya başlar. Kaleye pek çok bakire kadın getirilmekte ve kendilerinden haber alınamamaktadır.
Gittikçe akıl sağlığını kaybeden Erzebet sevdiği adamın babası tarafından kurulan bir komploya kurban gittiğini farkettiğinde ise artık çok geçtir…
Gerçekte, kendisi 40 yaşındayken, -kocası öldükten sonra- ölümden korkmaya başlar ve sonsuza kadar yaşayamayacak olsa bile en azından genç kalmak için, 612 bakire kızı kaçırtıp, bu kızlara tepesinden asılı bir kafeste, işkence çektirmiş; kafesten akan kanlarla ise duş almıştır. Bir süre sonra cesetler o kadar çoğalmıştır ki, uşaklar onları kalenin dışına atmışlardır, köylüler ise onları vampirlerin öldürdüğünü düşünmüştür. Daha sonra yaptıkları anlaşılan Báthory kalesinde bir odaya kapatılmış, 1614 yılında ise odasında ölü olarak bulunmuştur. Şizofreni hastasıdır.
Adı Kanlı kontes olarak söylenilir çünkü adını anarsak 650 gece yanımızda olacağı idda edilir.
Bana göre izlenilesi bir film ve ilginç bir tarihi anlatıyor. Kendim izledikten sonra yorumlarımı sizlere aktaracağım.
{ 9 comments… read them below or add one }
Ben andım bunun adını şimdi bir kaç kere. N’olucak yani? :) Hiç olmadı 4-5 kere Kanlı Kontes dedim :)
Kadının gerçek adını söylemicekmişsin, onun için kanlı kontes diyolarmış zaten:)
haaa olsun benim için gerçek adı da kanlı kontes :) gelsin şimdi 650 gece oh :D
Evet belli şizofren olduğu. Bende geçenlerde fragmanını izlemiştim bu filmin ilgimi çekmişti baya.. Bende fırsatım olursa izlemeyi düşünüyorum .. Cidden korkunç ya deli işte ! Oy gece kanlı kontesle uyumak nasıl bir şey anlatırsın bize artık :P
Uyumak? Hmm o aklıma gelmemişti :)
hım. lazım tabi. seçici değilim şu an :D o da olur.
Bende afişini gördüm gitmeyi düşünüyorum vampirler hep ilgimi çekmiştir:)
Erzabeth Bathory bayılıyorum bu kadına…korkamsam denerdim (=
CA ve EG geçen cuma bahsettiğim film buydu size.