Haberler mi Felaketler mi ?

kotuŞok, flaş, cinayet, ergenekon,  tutuklanma, ölüm, yaralı, kaza, hastalık, domuz gribi… Özellikle de sık sık duyulan cinayet haberleri. Katledilen aileler.. Bugün ki ise Beyoğlu’nda gündüz vakti bıçaklanan Alman turist.  İnsanların kaybedecek bir şeyleri kalmamış ve en uca , bir insanın hayatını elinden alacak boyuta çoktan gelmişler bile. En çok gündem de olan ise Münevver cinayeti. Yani diyecek söz , yapacak yorum bile bulamıyorum ki. Tek düşündüğüm dünya ne hale geliyor. İnsanların içindeki bu öfkeye hiçbir anlam veremiyor insan. Nedir paylaşamadıkları.. Garipoğlu ise ürkütücü bir hikaye oldu insanların dilinde. Nasıl da hala bulunamıyor o da ayrı bir konu zaten.

Acaba ben mi kötü düşünceler içindeyim diyorum ama yani yok ne zaman haber açsam içim kararıyor.. Bu korkunç dünyanın çok yakınındayım ama izlemek duymakta istemiyorum kimi zaman. Dünyanın sonu yaklaşıyor diyorum artık. İnsan sürekli tedirgin nasıl yaşar ki. Kimseye güvenmeden. Ki artık kimseye güvenmemelisin çağında yaşıyoruz. Çantamızı sıkıca tutarak yürüyoruz sokaklarda. Yalnız başına sokaklarda bulunmamaya çalışıyoruz. Artık kadın erkekte fark etmiyor. Herkes tedirgin sokaklarda..

Bu insanlık sanırım daha da kötü bir hal alacak. İçimde hiç bir umut yok düzeleceğine dair. Zaten hükümettekiler bin bir türlü farklı düşünceler içersinde tartışırken; birbirlerini yemekle bu kadar meşgulken halk nasıl normal davransın ki. Herkesin bu felaketler zinciri hakkında elbette ki bir düşüncesi vardır..

Düşüncelerini paylaşmanı bekliyorum webveze..

“Haberler mi Felaketler mi ?” için 6 cevap

  1. Bazen zaten açıyorum haberleri daha 5 dk. geçmeden kapatıyorum. Hele ki kötü bir gün geçirmişsem hiç bakamıyorum haberlere.. Ya vahşet haberleri ya da saçma sapan magazin ya da saçma sapan siyaset. Hangi birini isteyerek , zevk alarak izleyebilirsiniz ki bu zamanda.
    Bir haber yaşasan bu sefer sokağa çıkınca hayal kırıklıkları ile karşılaşcaksın. Sokakta rahat rahat yürürken bir bakcaksınki cüzdanın yok vs.vs. Yani büyüklerimizin anlattığı eski Türkiye, herkesin kapısını bile kapatmadan rahatlıkla dışarı çıktığı komşularına bile güvendiği Türkiye yok artık.. Biz gençler desen hayal aleminin içinde kaybolmuşuz gitmişiz. Herkes uzaktan izliyor neler olacak diye. Kimse kılını kıpırdatmıyor bir şeyler yapmak için. Aynı şey bizim içinde geçerli .. aman başkası uğraşsın. En basiti birinin cüzdanını çalındığını gören kişi bile susuyor başına bir şey gelmesin, aman bir şeye bulaşmasın diye.. Halbuki daha da çok batıyoruz farkında değiliz.

    Ne kadar uzak tutmak istesekte bu olaylardan kendimizi uzak duramayız kapımızın önünde oluyor her şey..

  2. Konu hakkında benim de söylenecek bir kaç şeyim var. Sebepleri konusunda konuşmaya gerek yok, konuşsak da bunun bize herhangi bir faydası yok.

    Ancak gün geçtikçe “steril” bir ortama doğru kayıyoruz, özellikle bizler. Bazı insanlar gün geçtikçe kendilerini suça, kötü alışkanlıklara kaptırırken, bizde kendimizi toplumdan ve kalabalıktan uzağa, mümkün olduğunca bizim insanların bulunduğu yerlere, nispeten daha steril ortamlara doğru kapatıyoruz.

    Ben çocukluğumda bahçede oynadım mesela. Annem izin verirdi, akşamüstü çıkar top oynardım, bisiklet binerdim ne bileyim..

    Şimdi en ufak kuzenim ilkokulu bitirdi, ne bileyim çocuğun bırak dışarı çıkıp arkadaşlarıyla oynamasına, evden okula bile yalnız gitmesi konusunda endişeleri var ailesinin. durum bence vahim. bizim çocuklar? ya onlar ne yapacak?

  3. Sanırım bizim çocuklar bu gidişle Türkiye’de büyümeyecek :S Bugün “niye bu kadar çok felaket haberi var” diye ben de düşündüm. Hadi biz kendimizi kenara çekiyoruz, steril bir ortam yaratıyoruz
    -kendi çapımızda-. Bazı insanlarsa dikkat ediyorum, özellikle internet gazetelerinde ki yorum kısımlarında olayları daha çok fişekliyorlar. Hatta olayları daha da karıştıranlar bile var.
    Mesela bugün okudum; bir taciz olayının altına siyaset yorumu yapmışlar, işte “şimdiki hükümet 3 çocuk yapın diyor, ama onlarda böyle oluyor” diye. Hatta haberleri okumadan sırf başlığına göre yalan yanlış yorum yapanlar bile var. “Ben hergün haberleri okuyorum” diye gezinen bu insanlar bile bu kadar cahilce yorumlar yapabiliyorsa, bu ülkede felaket haberleri daha çooook görülür maalesef…

  4. yeri gelmişken..

    bende o konudan şikayetçiyim kiddo. habertürk’ü takip ediyorum. yapılan saçma sapan yorumlardan, itişenlerden, kakışanlardan, yıldırım düşme haberinde olayı hükümete bağlayanlardan, o kadar sıkıldım ki, dün gece cevap gelmeyeceğini bile bile konu hakkında Fatih Altaylıya mail attım.

    Sabah geri dönüş yapmış, mail kutumda gördüğümde çok şaşırdım!. Habertürk’ün şu anki websitesinin kendileriyle alakası yokmuş ve sadece isimlerini kullanan farklı bağımsız bir websitesiymiş. Yakında gazetenin web sayfası açılacak ve burada daha değişik bir sistem uygulanacakmış.

  5. Hadi Habertürk bunu başardı diyelim. Diğer gazeteler ne olcak? Hürriyette aynı durumda malesef..

  6. Bu saçmalıkların üstünden nasıl gelincek hiç bilmiyorum. Umarım bir şekilde yolunu buluruz , bulurlar.. Yorumlar zaten ayrı bir olay haberden çok yorum okuyunca sinirim bozuluyor..

Yorumlar kapatıldı.