Enteresanlıklar…

Gün geçmiyor ki yeni bir enteresanlıkla karşılaşmayalım… İnsan her gün aslında kendi içinde bir yolculuğa çıkıyor, aklından belki binlerce düşünce geçiyor ve bunların hemen hiçbirine kulak asmadan günü noktalıyor. Bu gece, bugünümü düşündüm, aklımdan geçen düşünceleri, bunların ne kadarının süzmeye değer olduğunu, ne kadarının ise geçip gitmesine izin vermemin yerinde bir karar olduğunu…

Şu açıdan bakarsak hepimiz düşünen varlıklarız. Bilinçsizce düşünüyoruz. Düşünmeye programlanmışız. Düşünmek için yaratılmışız. Tek farkımız, bazılarımızın bu “düşünceleri” daha ön planda tutarak kendi “iç ses”‘lerine daha çok kulak vermeleri, bazılarımızın ise bu sesi duymayacak kadar bastırmaları.  Devamını Oku →

Yamaha Xmax 250 Touring Aksesuarları

Her ne kadar bir başlangıç motoru olarak kabul edilse de Yamaha Xmax boyutları ve rahatlığı ile uzun yolda da rahatlıkla kullanılabilen bir motosiklet. Genellikle uzun yol için 400cc’lik modeli tercih ediliyor olsa da kasaları aynı olduğu için aksesuarlar anlamında ikisinin de aynı aksesuarları kullandığını söyleyebiliriz.

Xmax’te en büyük sıkıntı genellikle kısa olan ön cam nedeniyle boyu 1.75 üzerindeki sürücülerin gövdelerinin üzerine ve kasklarına aldıkları rüzgar. Rüzgar gerçekten de 80-90 km/s üzerindeki hızlarda rahatsız edici hale gelebiliyor ve dolayısıyla uzun yolda konforu epey düşürüyor. Bunun için Xmax için Yamaha’nın orjinal aksesuarı olan ‘Uzun Turing Cam’ kullanılabilir.  Devamını Oku →

Moto Vlogging? Nedir? Ekipmanlar?

Merhabalar, bugün motosiklet süren ve internette pek çok arkadaşımız gibi düşüncelerini, aklından geçenleri ve tecrübelerini bir Vlog aracılığı ile paylaşmak isteyen kişilere yönelik bir yazı ile karşınızdayım.

Öncelikle Moto Vlog nedir? İnternette pek çok örneğini görebileceğiniz, en başarılarından bazıları Altın Elbiseli Adam (Selam Barkın abi!) ve Motorcu Muhabbeti olan biz yeni başlayanları bilgilendirmek ve çeşitli konularda tecrübelerini aktarmayı amaçlayan bir günlüktür. Genelde 10-15 dakikalık kesitler halinde ve belli bir konuya hitaben çekilen videolardan oluşur. Ancak belli bir konuya hitap etmeyen, sadece başından geçenleri paylaşan arkadaşlarımızın vlogları da var, onları da takip ediyoruz, seviyoruz, hepsine selam olsun. Devamını Oku →

Motosiklete Başlangıç ve Başlangıç Motoru

Merhabalar arkadaşlar, yaz aylarının gelmesiyle motosiklet satışlarında ve caddelerdeki motosiklet nüfusunda ciddi bir artış yaşandığı bir gerçek. Her sene yaz mevsiminin gelmesiyle bir hevesle motosiklet mağazasına koşup beğendiği şekil şemale sahip ve bütçesince bir motor sahibi olmak isteyen arkadaşlarda bir artış olur. Aslında bu karar o kadar da kolay bir karar değildir ve insanın karakteri, kişiliği, boyu/kilosu ve tecrübesi ile verilmesi gereken bir karardır.

Motosikletler arabaların aksine çok daha çevik ve hızlı ivmelenebilen taşıtlardır. Dolayısı ile başlangıç motoru olarak 125 ya da 250 cc’lik bir motor yerine 600 cc ya da daha üstü bir motor hacmine sahip bir araca bakıyorsanız muhtemelen yanlış bir karar vermek üzeresiniz ve sezon sonunda çok şanslıysanız tövbe edecek, o kadar şanslı değilseniz aramızdan ayrılacaksınız demektir.  Devamını Oku →

GoPro Hero 4 Black Edition inceleme

Herkese merhabalar, aksiyon kameraları aslında çok uzun zamandır piyasada olmasına rağmen motosiklet sürmeye başlayana kadar benim pek ilgimi çekmemişlerdi. Hatta daha önce bir kaç kere neden insanın böyle bir cihaza ihtiyaç duyabileceğini bile kafamdan geçirmiştim. ‘Bir insan neden böyle bir cihaz için bu kadar para verir ki?’ sorusunu kendime baya sormuştum.

IMG_0011

Aksiyon kameralarıyla ilgili piyasada ciddi bir kavga olsa da, bu işi en iyi yapan iki marka var. Biri GoPro diğer ise Sony. Sony’nin video kameralarla ilgili tecrübesi tartışılmaz. Taşınabilir video kameralar, el kameraları hatta onlarla ilgili kayıt araçları (cd-dvd-minicd’ler vb.) piyasasında çok ciddi söz sahibi bir firma Sony. Handycam’lerden bu yana devam eden bu gelenek aksiyon kamerlarında da bozulmuş değil. Hala Sony çok kaliteli aksiyon kameraları üretiyor ve pazarlıyor.

Devamını Oku →

Clitheroe – İngiltere

Pek çok Akdeniz memleketli insanın aksine ben oldum olası kapalı, yağışlı havaları daha çok sevmişimdir. Bu yüzden iş amaçlı bir seyahat için İngiltere’ye ilk defa gitmem gerektiğinde  en çok bu havanın orada sürekli yaşandığını bildiğim için sevinmiştim.

pan

Devamını Oku →

Bursa – Golbasi Cinarli Yol

Bursa gibi bir yerde yasiyorsaniz eger, haftasonu geldiginde sehir merkezine en fazla 20-30km uzaklikta gidilebilecek, ister yuruyus yapabileceginiz, ister fotograf cekebileceginiz alternatiflerin sayisi fazladir.

Bunlardan birinin Golbasi Goleti oldugunu bu haftasonu kesfettim… Ankara istikametinde ilerlerken Kestel ilcesini gectikten biraz sonra karsiniza cikan bu golun yaninda bulunan Cinarli Yol doga severler icin guzel bir durak noktasi. Piknik yapabileceginiz orta büyüklükte bir alan ve 1-1,5km uzunlugunda bir yuruyus yoluna sahip bu bolge ozellikle son baharda guzel bir alternatif.

 

DSC_0719   DSC_0780 Devamını Oku →

Harman/Kardon Esquire Mini

Bluetooth hoparlorler son donemin populer cihazlari… Akilli telefonlarin cikmasi, hemen sonrasinda bu telefonlarin MP3 calarlar ile entregre bir hale burunmesi beraberinde dinlenilen bu muziklerin kulakliklar disinda da paylasilabilmesi gerekliligini dogurdu… Nitekim ilk once devasa boyutlarda dock olarak tabir ettigimiz cihazlar cikti, ilk alinan docklar o kadar hizli elden cikarilmak zorunda kalindi ki, ne oldugunu anlayamadik. Zira telefonlarin girisleri degistigi anda, o docklar ise yaramaz hale geldi… Ve simdi de bluetooth hoparlorler ile hasir nesir oluyoruz.

Bu yazida harman / kardon Esquire mini modeli hakkinda bazi fikirlerimi paylasmak istedim, satir baslari olarak. Oncelikle adindan da anlasilacagi uzere mini, portatif bir modelden bahsediyoruz.

DSC_0466Boyutundan beklenmeyecek kadar basarili bir performans gostermekle beraber, guclu ve zayif oldugunu dusundugum yanlarini bir kac baslikta soyle ozetlemek mumkun:

Devamını Oku →

Bir oyuncunun en zor kararı!

Bilgisayar ya da konsol üzerinde oyun oynamanın aslında yaş ile doğru orantılı bir ilişkisi olduğu düşünülür. Lakin genelde bunun yaş ile hiçbir alakası yoktur. Oyunları seven bir insan hayatının her döneminde durumu ve zamanı el verdikçe oyunlarla içli dışlı olur.

Benim oyunlarla ilk tanışıklığım bilgisayarlar ile oldu. Playstation ve benzeri konsollar bizim evimizde kendine hiç yer bulamadı ve dolayısı ile konsol camiasına ancak PS2 ile girebildim. Dönemin şartları gereği zaten piyasadaki oyunlar kısıtlıydı. İnternet çok yaygın olmadığı için genelde tek kişilik oyunlar oynanıyordu. Bu bahsettiğim durum tabiki sadece “ev” ortamı için geçerliydi. Yoksa benimle akran olan herkes şu aşağıdaki görüntüye çok aşinadır. Internet kafelere gidip de Half Life oynamamış olan bizden değildir. Half Life piyasaya ilk çıktığında elbette ki evinde internet bağlantısı olan ve “gelişmiş” sanane.com sunucularında bir kaç el “crossfire” çevirmiş arkadaşlarımız da vardır.  Devamını Oku →

Araç içi ses sistemi macerası

Kendim için niyetlenerek aldığım aracı onun daha çok ihtiyacı olduğu için babama verdikten ve eşime de yakın zamanda bir araç satın aldığımdan ötürü, şimdilerde Fiat Fiorino kullanıyorum günlük olarak. Genel anlamda memnunum, işini yapıyor ve beni ev ile iş arasında sorunsuz şekilde taşıyor. Ancak kullanımdan kaynaklanan sebeplerle ne yazık ki kendi CD çaları çalışmıyordu ve tahmin edebileceğiniz gibi ne bir AUX ne de USB bağlantısı vardı.

İlk satın aldığımda da OY ile konuşmuştuk (o dönemde onun da kendi aracı için bir ses sistemi düşüncesi vardı) ancak direksiyon üzerindeki ses sistemi kumandalarını kullanım dışı bırakmak zorunda kalacağımız ve açıkçası her ne kadar ses sistemini geliştirmek istesek de aracımızın, bunu aracın fonksiyonelliğini bozarak yapmak istemediğimiz için vazgeçmiştik ve tozlu raflara kaldırmıştık bu projeyi. Devamını Oku →

Logitech G710+ mekanik klavye

Yeni yıl hediyesi olarak bir tane Logitech G710+ mekanik klavye hediyesi aldım. Uzun zamandır mekanik bir klavye satın almayı düşünüyordum ancak bir türlü karar veremiyordum. Razer Blackwidow mu yoksa Logitech G710+ arasında kalmıştım. Aslında Logitech pek çok ürününü kullandığım ve genel anlamda memnun olduğum bir markadır. Ancak Razer’ın Türkiye pazarına girmesiyle beraber, özellikle oyuncu ekipmanları / aksesuarları pazarında kan kaybetmeye başladığını düşünüyorum. Çünkü Razer her ne kadar fiyat olarak daha yüksek olsa da, performans olarak da daha başarılı diye düşünüyorum.

Giriş kısmından sonra, sanıyorum ki merak edilen ve bu siteyi ziyaret etme amacınız olan G710+’u anlatmaya başlayabilirim. İlk olarak bir fotoğraf ile başlamak isterim.

Devamını Oku →

Uçak biletlerinde tavan fiyat uygulaması

Son zamanlarda iş değişikliğim nedeniyle sık sık uçak kullanmak durumunda kalıyorum. En büyük sıkıntı ise, bilet fiyatlarının hiçbir şekilde standart olmayışı ve bazen 90 liranın bile altında alabildiğim bileti, bazen 300 liraya satın alamıyor olmak. Bugun okuduğum bir haber, artık bu sıkıntının yaşanmayacağı, belirli bir güzergahta tavan fiyat uygulaması konularak, o güzergahta hiçbir havayolu şirketi belirlenen tavan fiyatın üzerine çıkmayacak, çıkamayacak diyor. Ne vadede bu gerçek olur ya da ne kadar kalıcı olur bilemiyor olsam da, bu uygulama tüketicinin kesinlikle dostudur diyemem. Tavan fiyat uygulaması hayata geçtiğinde, (daha önce akaryakıtta da tecrübe ettiğimiz üzere) dönemsel olarak daha ucuza bulunabilecek biletler bile, tavan fiyattan satılmaya başlayacaktır. Bu şu anlama geliyor; diyelim ki Antalya  – Istanbul güzergahında uçuyoruz. Yazın 300-400 lira bandında gezen biletler için belirlenen tavan fiyat 160 lira. Kışın aynı biletler 70-90 lira bandına ineceği zaman bile, tavan fiyat olan 160tl’den alıcı bulacaktır.

Pazar akşamı hangi filmi izlesem?

Pazar akşamı filmi diye bir kavram vardır biliyorsunuz değil mi? Öyle bir film olmalıdır ki bu, sizi haftaya hazırlasın, sadece güldürmesin, saksıyı biraz çalıştırsın. Haftaya başlarken beyin egzersizi yaptırsın. Ama öyle adamın gözüne sokarak değil, çaktırmadan, hissettirmeden…

Bu tarz filmlere rastlayınca istiyorum ki herkes öğrensin böyle bir film olduğunu, sonuçta kimse bir şey yazmazsa hakkında sadece IMDB ya da başka bir platform puanına bakarak tercih sebebi yapma olasılığınız çok düşük. Ancak birilerinin 1-2 kelime bir şey yazması lazım ki hakkında, farkına varın. Devamını Oku →

Bavul Hazırlarken Yapılmaması Gerekenler

Oldum olası yolculuk öncesi hazırlıklarını sevmemişimdir, nedense anlamsız bir şekilde gergin bir ruh haline sokar beni. Hele o bavul yerleştirme aşaması, aman tanrım… Ya onu unutursam, ya bunu almazsam, nasıl sığacak bunca şey… vb. hisler. Ki bir erkek olarak aslında kapılmamam gereken hisler. Zira bayanlara göre bu konuda çok daha şanslıyız doğamız gereği. Giyeceklerimiz belli, hazırlık belli, neyin gerginliği bu??

Tabi bu aşamalarda bir sürü hata yaptım bavullarımı hazırlarken ve bu bana gereksiz ağır bir bavul, gereksiz yere taşınmış eşyalar olarak geri döndü. O yüzden bavul hazırlığı aşamasında yapmamanızı tavsiye ettiğim bir kaç noktayı yazacağım, yararlanırsanız işiniz kolaylaşır, zaten böyle yapıyorum ben hatta şunları şunları da yapıyorum ek olarak diyorsanız lütfen paylaşınız. =) Kulak ardı ederseniz, kol sizin omuz sizin, kendi bileceğiniz iş. Devamını Oku →

Mezun olmak okumaktan zor. Bir garip hikaye

Yeditepe Üniversitesinin iyi “müşterilerinden” (!) biri olarak 5 senelik bir serüven sonrasında bütün kredilerimi tamamlamış bulunuyorum. Mezun olmak demedim çünkü her ne kadar bilim yuvası olmasına rağmen hala devlet dairesi (ki onlar bile artık böyle değil) mantığıyla mezun veren bir kurumdan bahsedeceğim bu yazımda. 147/147 kredi tamamladığım 18 Ocak tarihinde belli oldu ve ben artık mezuniyetim ile aramda hiçbir şey kalmadığını düşünerek sevindim. Ancak anlaşılan bu sevinç erken bir sevinçmiş çünkü aslında işin zor kısmı kredileri tamamlamak değil kendini “mezun” ilan ettirmekmiş.

Devamını Oku →